Tuesday, September 16, 2014

Sevdiğin İşi Yapmak

Üniversiteye girişim de maceralı oldu, lisede falan iyiydim derslerimde ama ÖSS büyük bi sıkıntıydı, çalışamıyordum, fazla eğleniyordum sanırım, üstüne bir de ezbere çalışma olunca evlere şenlik puanlar falan. İlk girişimde zaten yerlerdeydi puanım, çok da gocunmadım buna; pilot olmak istiyordum ben. Tabi aileme açtım durumu, 17 yaşındaydım google'a nasıl pilot olunur bile yazmamıştım daha. Sonra baktım mektup geldi hava harp den. Davet etmişler beni, nasıl heycanlandım anlatamam. Neredeyse nereyi kazandın sorusuna hava harp diyecek haldeydim.

İyi de hazırlandım hava harp okuluna, spor mülakatlarında çok iddialı olacağımı düşünüyodum zira çok yoğun antremanlar yapıyordum. Mülakat günü geldi çattı, nasıl elendiğimi bile anlayamadım. Hatta emin olmak için yoldan çevirdiğim bir subaya biz elendik mi yoksa geçtik mi diye sordum. Çünkü bir topluluktan isimlerini saydıkları insanların, işaret ettikleri insanı takip etmesini söylediler. Biz de dedik ki heralde diğer gurup elendi. Sonra bi baktık ki dış kapıya doğru yol alıyoruz.

Hava Harp'de olmayınca ailemle konuştum ve o ergen sesimle pilot olmak istediğimi söyledim, ancak bana git güzel bi üniversite bitir, hak et daha sonra hala istiyorsan destek oluruz dediler. Kızdım, bağırdım çağırdım ama içten içe hak verdim, üniversite güzel şey çünkü, çimler falan. Şaka bi yana eskiler altın bilezik derler ya aynen ondan. Neyse efendim hazırlandım sonuç olarak güzel bi üniversiteye girdim.

Okula başlayınca tabi bu pilotluk isteği başka hormonların salgıladığı sıvılarla yer değiştirdi, taa ki ilk stajımı yapana kadar. 2010-2011 dönemiydi sanırım. İnsan sevdiği işi yapmalı dedim kendi kendime. Evet bu işte para var ama mutluluk var mı ? diye sormaya başladım. Birden yine o derinlere attığım pilot olma isteği yeşerdi ve şantiyeden direk ofise ışınlandım geçtim bilgisayar başına. Bir firmanın yetiştirilmek üzere pilot ilanını gördüm. Gereklilikleri okudum, ve kendime bir yol haritası çizdim. İngilizce en önemli şeydi; uğranması gereken ilk liman. Kendi kendime 2014 yılı gelene kadar bunları sağlayacağıma dair söz verdim. Normalde bu sözlerimi pek tutmam ama, sanırım gerçekten önem verdiğim birşey ise zaten kendi kendine tutuluyor o sözler.

Mezun olana kadar sık sık düşündüm, eminmiyim diye, yoksa inşaatı sevmediğimden mi pilot olmak istiyorum, yani sadece bir kaçış olduğu için mi. Oturdum okulumdaki tüm bölümlere baktım, okumak istediğim bir bölüm bile bulamadım. Saatlerce kahve eşliğinde düşündüm; saatler ayları kovaladı, aylar yıllar oldu ne zaman boş kalsam bunu düşünüyordum. Artık neredeyse emindim, yapmak istediğim başka bir meslek yoktu. Son sınıfa gelince artık başlamam gerek diyerek ani bir kararla TOEFL sınavına kaydoldum. Güzel de bi skor aldım; artık geriye kalan tek şey diplomayı almaktı. Diplomamı aldım ve neredeyse aldığım gün başvurumu yaptım.

Sevdiğin işi yapmak demişsin hayat hikayeni anlatmışsın diyebilirsiniz, haklısınız da. Daha işe başlamadım çünkü :) . Nereden baksan önümde kocaman 2 yıl var. Sevecekmiyim ? Öyle düşünüyorum, yoksa bu kadar uğraşmazdım. 18 ay gözümde büyüyor mu ? aksine o 18 ayın her saniyesini yavaş yavaş yaşamak istiyorum. Tıpkı çok sevdiğiniz bir kitabı okurken onun hiç bitmemesini istemek gibi.

No comments:

Post a Comment