Wednesday, February 25, 2015

Verdiğim bir söz

Instagram


Az söz verip hepsini tutabilmek; işte bütün mesele bu. İnsanlar sürekli söz verir bunlardan çok azını tutar.
Hepimiz yaparız bunu, çok istediğimiz bir şey için türlü türlü yeminler ederiz; şu olsun böyle yapıcam bu olsun böyle yapıcam söz, kesin yapıcam söz. İşin komiği bu tutmadığımız sözler genelde kendimize verdiğimiz sözlerdir. Sözü veren de alan da biz olduğumuz için karşıda kırılacak bir taraf bulunmaz; alan memnun satan memnun sonuçta bu yüzden de o söz genelde tutulmaz.

Son mülakatımdan önce 737 ile ilgili birkaç döküman geçmişti elime, çok da güzel hazırlanmış dökümanlardı; eğer işime yararsa bu dökümanları satın alacağıma söz vermiştim. İşime yaradı da, normalde çalışana çok para değil 50$'dı ederi. ( Dolar o kadar da dolar değil di o zaman 2TL'nin altındaydı :) ) Şeytan dürttü tabi, ya öğrenci adamsın, az maaşın var başka zaman alırsın salla, düşündüğün kadar da işine yaramadı, şimdi vereceksin o kadar parayı bir daha kullanmayacaksın yapma etme.... Ama söz vermiştim bir kere, uzun süre kullanmayacak olsam da aldım ve işine yarayacağını düşündüğüm bir arkadaşa devrettim. ( kendisinin de aynısını yapmasını rica ederek )

İçimdeki kötü sesin dürtüklemelerine rağmen bu sözü tutması çok da zor değildi, neticede tek seferlikti. Ancak bir söz daha verdim, ve biliyorum ki bunu tutması zor. Bilirsiniz öğrencilik zor şeydir, itiraf ediyim çok lüks içinde geçirmesem de öğrenciliğim gayet rahat geçti, ne çok aç kaldım ne de açıkta kaldım. Tatlı tatlı öğrenim kredisi + harçlıkla rahat rahat okudum. Çalışmam da gerekmedi biraz aylaklık ettim de diyebilirim. ( Belirtmek isterim ki, başarılı bir öğrenci olmama rağmen hiçbir bursa başvurmadım, gerçekten ihtiyacı olan arkadaşların önüne geçmek istemedim )
Garip bir sistemimiz var, yetim bir arkadaşıma burs çıkmazken, ruhsatı kendi üstüne arabası olan bir arkadaşıma burs çıktığını bilirim.

Neyse lafı fazla uzatmak istemiyorum, mülakat öncesi verdiğim bazı sözler vardı zaten yazının başlığından lafın buraya geleceği belli idi. Verdiğim sözlerden biri eğitim setini satın alıp daha sonra devretmekti; diğeri ise eğer hayalimdeki mesleğe girmeye hak kazanırsam maaşımdan belli bir miktarı ihtiyaç sahibi bir öğrenciye burs olarak vermekti. Şimdi bunu niye yazıyosun, madem hayır işi yapacaksın gizli yap, gösteriş yapma diyebilirsiniz ancak bunu buraya yazma sebebim olur ya ileride saçma bahanelerle ( ulan zaten maaşının yarısı eğitim masrafını ödemeye gidecek, sana da çok kalmıyor, önce borcunu öde sonra bir şekilde halledersin, az daha bekle vs. vs. ) sözümden dönmeye çalışırsam bu yazıyı okuyup kendime gelmek.

Kim ne derse desin, paranın azı vardır ancak çoğu yoktur. Kimseye aldığı miktar fazla gelmez. Babamın bir lafı vardır: "İhtiyaçlar sınırsız kaynaklar sınırlıdır." Sonuçta ele geçen para arttıkça harcama da artar. X kadar maaşla geçinen birine Y kadar zam yapıldığı zaman, biriktirilen miktar Y kadar olmaz. ( 1000 lira maaşla kombi ekonomi modundayken 3000 lira maaşla birden bire kökle  moduna geçebilir. )

Giriş gelişme oldu da sonuç pek olmadı, ama umarım kendime iyi bir not olmuştur.



Saturday, February 21, 2015

Kısa Bir Ara

Instagram


Yazıyı Utrecht'deki sınav merkezinden kaleme alıyorum, uzun süredir şöyle güzel bi yazı yazamadım, çalışıyordum, komiktir sanki ÖSS dönemindeymişim gibi soru çözüyordum. Uzun süredir çalışmaktan kafam ağırlaşmış, o elf gözlerim artık ufukta koşan Uruk-Hai leri göremez olmuştu.

Ders çalışmaya verdiğim aralarda genelde Instagram'a ve bloguma göz atarım, son girişimde biraz şaşırdım zira baya hareketli bir gün olmuş birsürü ziyaretçi gelip geçmiş. Sonra baktım ki yazılarını keyifle okuduğum,  bloguna Belçika-Hollanda hitleri bıraktığım gelecekteki bir meslektaşım sayfama bir yorum bırakmış. Açıkcası biraz gururum okşandı biraz da utandım, kendisi http://kiwiswings.blogspot.com.tr adresinde edebiyat parçalarken, ben 2 satırlık hoşbulduk yazımda bile binlerce yazım hatası yapmışım.

N'apayım çok tembelim kendi yazdığımı okumaya üşeniyorum:) Yazılar hep aceleye geliyor, bakalım bu yazdığımda ne gibi hatalar çıkacak...

Mazur görün çünkü bendeniz bir hayli rahat, eğer 10 dakika önce çıktığım sınavdan falsolu bir gol yemezsem 9 dersi geride bırakmış olacağım, hatta Hollanda'yı da ( çok da uzun bir süre için değil ). Diğer arkadaşların sınavdan çıkmasını bekliyorum, sonra istikamet İstanbul.


Derken bu paragrafa İstanbuldan devam ediyorum.  Uçağım 1 saat rötar yaptı, e biraz da uzak bir yere parketti, dolayısıyla bavulun banda gelmesi de bir hayli zaman aldı. Neyse ama sağ salim vardık ya. Daha kuzeyde olan Hollanda'dan gelip daha güneyde bulunan ülkemi karlar içinde görmek açıkcası biraz komik oldu.

Eğitimim başlayalı 4 aydan biraz daha fazla oldu bu İstanbula 2. gelişim. Kısa bir arayı hakettiğimi düşündüm, gözlerimi dinlendirmeye ihtiyacım var. ( 2-3 günlüğüne de olsa )

Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim, bir arkadaşımız daha blog yazmaya başlamış ilk yazısı da gayet hoştu, bakarsınız ileride birlikte fifa99 atarız:)

Kendisini burdan takip edebilirsiniz: http://flyingbats.blogspot.com.tr/

Şimdilik bu kadar, görülecek arkadaşlar edilecek sohbetler var.

Kendinize iyi bakın.