Friday, May 1, 2015

Ready for Departure

Instagram

Hollanda da 27 Nisan resmi tatildir, günün anlam ve öneminden kısaca bahsedersek: King's Day. Kral ile olan bağlantısını pek göremememe rağmen bunun kutlama yapmak için bir bahane olduğunu düşünmekteyim.
Amsterdam King's Day

Tabiki Maastricht'de hava Amsterdam kadar güzel olmadığı için böyle kareler yakalama fırsatım olmadı. Ancak bana eşlik eden Belçikalı iki arkadaşım sayesinde havanın kapalı olması beni o kadar da etkilemedi. ( Buna turuncu filtreli gözlüklerimin de katkısı var tabiki )

Ancak beni asıl etkileyen olay programımı kontrol etmemin ardından gerçekleşti, kendi kendime yok oğlum King's Day den sonra senin gibi yeni yetmeye ne uçuşu yazacaklar, olur mu öyle şey dememe rağmen bas baya ilk uçuşum programın ortasında bana doğru dik dik bakıyordu. Hem de sabah 06:30'a programlanmış şekilde. ( Tabi sonradan dank etti 6:30 un UTC olduğu yani yerel saatle 08:30. )

İlk uçuşumu arkadaşlarımın ardından yapacağımı varsaymıştım hep, o güne kadar doldurmaya pek zahmet etmediğim Performance Sheet'i ( Mass&Balance hesaplamaları, Yakıt Hesabı, Take-off, Landing Distance hesaplamaları ) birlikte doldururken öğreneceğimi düşünmüştüm hep, YANILMIŞIM !.

Flight Instructor'um allahtan tatlı mı tatlı bi adamdı ( Kendisi tahminimce 70 küsür yaşında ), başka bir instructor a denk gelmiş olsaydım sanırım beni eve yollardı. Maalesef sorularının hepsine hayır, yok, yapmadım gibi cevaplar vermek zorunda kaldım fakat kendisi yine de beni uçuşa çıkardı.




























Runway 21'a kadar taksi yaptım ve hocamın da yardımı ile ( tahminimce benim hiçbir katkım olmadan ) take-off yaptık. Ne tarafa gittiğimizden düz mü yoksa yan mı olduğumuzdan haberdar olmadan tırmanmaya başladık. 1300 feet e ulaştığımızda kendisi kontrolleri bana devretti ve ilk defa gerçek manada uçmuş oldum. Flight-Sim'deki cessna böyle değildi ama diye içten içe mızırdandım fakat kısa süre içinde alıştığımı düşünüyorum. Uçarken gerçekten ilginç bulduğum şey ise, tüm uçuş oyunlarında dönüşü ve pitch angle'ı artifical horizon dan ayarlamama rağmen ( ki böyle yapılır sanıyordum ) gerçek VFR uçuşta içeri baktıkça uyarıldım. Tabi sonradan mantıklı geldi uçsuz bucaksız bir ufuk çizgisine sahipken içeri neden bakıyoruz ki...

Nehri ve otoyolları takip ederek ( Evet uçmamıza rağmen VFR uçuşlarda karayolu nehir gibi rotalar takip ediliyor )  havaalanından yaklaşık 50NM kadar uzaklaştık, çeşitli dönüş ( bank ) egzersizlerinin ardından uçuş süremiz yavaş yavaş doldu ve geldiğimiz yolu tersten takip ederek havaalanına yaklaşmaya başladık. Hocam havaalanını parmağıyla işaret etmesine rağmen, son yaklaşmaya kadar pisti göremediğimi de belirtmek isterim. ( Ki 2. uçuşa kadar bundan utanç duydum :P )

Ancak ertesi günkü uçuşumda hazırlıklarım tam bir şekilde briefing'i tamamladım ve bu sefer pisti şıp diye buldum:). Evet sonuç olarak uçtum 23 yıllık bir hayali gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaştım gerçekten çok farklı duygular tattım. Şimdi bir sonraki uçuşumu sabırsızlıkla bekliyorum, bakalım 3. uçuşta take-off ve landing kısmında kontrolleri devralabilecek miyim:)

No comments:

Post a Comment