Saturday, July 2, 2016

Hangi Aşamada Ne Öğrendik ?

Instagram

Hazır yazma şevkim gelmişken, bir yazı daha patlatayım dedim. Geçen yazımdan da anlayacağınız üzere şu an B737NG Type Raiting aşamasındayım. Eğitimime Ekim 2014 de başlamıştım, epeyce zaman geçmiş. Piston motorlularla da son uçuşumu yapalı hemen hemen 6 ay oldu.

Bu yazıda sırası ile geçtiğim aşamalarda neler yaptığımızdan bahsedeceğim.

İlk olarak VFR aşamasından bahsedeceğim, Cessna 172 dizel ile uçulan VFR ( görerek uçuşlar ) size uçağın basit çalışma prensiplerini, uçağı indirmeyi/kaldırmayı circuit (meydan turu atmayı), basitçe bir stall'dan (perdövites) kurtulmayı, acil iniş yapmayı (malümunuz tek motor) ve görerek navigasyon yapmayı öğretir. Yani hem uçma yeteneği hem de başımıza gelebilecek olası kötü senaryolara karşı gelme yeteneği kazandırır.

VFR aşamasından sonra MPL lisansına özel olarak Upset Recovery adlı bir aşama başlar, ancak VFR dan sonra gelmesi de şart değildir. Bence eğitimin en eğlenceli kısımlarından biri Upset kısmıydı. Pitts Special adlı, helikopter kanadından bozma pervaneye sahip bu uçağı uçurma şansı yakaladığım için kendimi çok şanslı sayıyorum. ( Instagram'da kendisi ile spin atarken ve spinden kurtulurken bir videom mevcuttur :) ). Bu aşamadan kısaca bahsetmek gerekirse burada aslında nasıl uçurulmaması gerektiği öğretildi ve uçakların limitleri hakkında bilgi sahibi oldum. Uçak nasıl stall a girer nasıl spin e girer ve en önemlisi bunlardan nasıl kurtarılır. Sanırım ben pilot olmayı hayal ederken yapmak istediğim tüm manevraları bu uçak ile yaptım ve elimde bolca video mevcut vakit oldukça paylaşmayı düşnüyorum.

VFR dan sonra IFR başlıyor ancak öncesinde gayet uzun bir yer okulu var. Yer okulunda aletli uçuşun prosedürleri, chartların nasıl okunacağı, navigasyon ve performans hesapları, holding, interceptionlar (önleme) VOR, NDB gibi navigasyon aidlerinin kullanımı gösteriliyor. Daha sonrasında ise FNPT II Simülatöründe bunlar uygulanıyor. Gerçek uçuşlar ise benim gittiğim uçuş okulunda Piper Arrow uçakları ile yapılıyor ki bence sivil havacılık camiasındaki en yakışıklı uçaklardan biri kendileri. IFR uçuşları bir hayli farklı geliyor ilk başta, VFR süresince uçağın içine bakmamamız tembihlenirken IFR da dışarı bakacak vakit bulamıyor insan ki zaten çok bakarsanız ya
hoca önünüze montunu koyuyor yada kendinizi at gözlüğü takarken buluyorsunuz. Sevdiğim bir hocam ile yaptığım uçuşlardan birinde sonlara doğru hocamın hava bu gün çok güzel dediğini duydum; kafamı kaldırdım ve hakkaten çok güzelmiş lan dedim içimden. 1.5 saat uçup hemen hemen hiç dışarıya bakmamışım onu farkettim :). IFR size uçağın içinde bulunan aletlere güvenmeyi öğretiyor; bu aşamada en çok kullandığımız ekipman adı Attitude Indicator. AI sayesinde uçağımızın ufuk çizginine göre nasıl bir konumda olduğunu kanatların bir yöne yatık mı burnun aşağıda mı yukarıda mı olduğunu anlayabiliyoruz, bazen vücudunuz size aksini söylese dahi bulut içindeyken AI daima haklıdır! (Vertigo şeklinde ufak bi googlelama yapabilirsiniz). Bunundışında bir VOR'ın etrafında bulunan 360 derecelik açılardan herhangi birini takip etmeyi veya bunları yakalamayı; NDB denen uçağın ADF alıcısı ile tıpkı midtown madness oyunundaki navigasyon oku gibi işaret ettiği nav aidleri yakalama, bunlara belli dereceler ile yaklaşma uzaklaşma yapmayı hatta ve hatta bunların yardımı ile kendimizi piste yaklaştırmayı öğreniyoruz. Yani neredeyse hiç acil durum çalışması yapılmıyor yanlızca aletli uçuş çalışması yapılıyor ve navigasyon uçuşlarının ardından bu aşama da tamamlanıyor. Tebrikler artık ILS ( instrument landing system ) yaklaşması yapabilirsiniz ! Bu arada VFR gece uçuşları da yapılıyor ancak 4-5 uçuş olduğu ve çabucak bittiği için pek bahsetmeyeceğim. Genelde meydan turu şeklinde oluyor ancak gece pistin manzarası gerçekten müthiş oluyor.

Geriye kalan aşamalar ise, multi engine simülatör ve gerçek uçuşları, MCC (Multi Crew Coordination), Intermediate Phase adı altında geçen 10 fixed base 737NG uçuşu ve 8 FFS (full flight simülatör) uçuşu ve ardından Advanced phase diye geçen Type raiting aşaması. Bu aşamaları ise yeni bir yazıda detaylıca açıklamaya çalışacağım. Şimdilik bu kadar diyelim :)

Not: Belki fark etmişsinizdir biraz fazla ingilizce terim kullanıyordum ancak şimdi ufaktan Türkçe açıklamalarını da yanlarına eklemeye başladım. Hocanız Türk olunca ister istemez Türkçe karşılıklarını da öğreniyorsunuz.

Geçen yazımda bahsetmediğim için şimdi yazma gereği hissettim, Atatürk Havalimanı'na yapılan insanlık dışı saldırıda hayatını kaybedenleri buradan anmak istiyorum. Ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum.



Boeing 737 Type Raiting İlk İzlenimler

Instagram

Merhabalar efendim. Uzunca bir süredir buralara uğramıyordum; son yazımda hala VFR uçarken bi sonraki yazımda kendimi bir airliner simülatörünü uçururken buldum.

Aslında ilk izlenimler demek için de biraz geç kaldım zira type raiting'i yarılamış bulunmaktayım.

İlk olarak MPL lisansının farkından bahsedeceğim. Şu an kahve lekeli logbookumda yaklaşık 80 saat piston motorlu saati bulunmakta ve hatrı sayılır bir miktar da simülatör saati var. MPL lisansında type raiting aşamasından bir önceki aşama intermediate phase olarak geçmekte ve bu aşamada piston uçaktan eksik kalan saatleri B737 fixed base ve B737 Full Flight Simulatöründe (FFS) uçarak tamamlıyoruz. Yani tip eğitimine başlamadan 737 ile tanışmış oluyoruz. Bilenler bilir FNPT II simülatöründen sonra FFS o kadar iyi geldi ki birdaha FNPT'nin adını bile duymak istemiyorum.

Gelelim 737NG ye; en büyük fark ne derseniz OTOMASYON ! OTOMASYON ! Bu otomasyon bazen kompleks prosedürleri ıslık çaldırarak uçurabilirken çok basit olması gereken prosedürleri de işkence haline getirebiliyor. Örneğin full prosedür bir NDB yaklaşmayı ve go-around prosedürünü sadece birkaç tuşa basarak uçabilieken, circling şeklinde olan bir yaklaşmada downwindden (rüzgar altı) final a dönerken kendinizi bir DJ gibi hissedebilirsiniz.

Heading'i ayarla, flap iste, flap iste, vertical speed e bas vertical speed i ayarla, unuttuysan go around irtifasını ayarla, hız ı ayarla; checklist iste EFIS i ayarla ve karşınızda MCP setiyle DJ Crow in da cockpit. İnsan bazen autopilot ve autothrottle ı kapatınca yükünün hafiflediğini unutuyor.

Not: Görüldüğü üzere blogdan çok aktif olamıyorum ancak yakında instagram hesabımdan bilgilendirici paylaşımlar yapmayı düşünüyorum. Kendinize iyi bakın görüşmek üzere !